Mizahın Değişkenliği Teoremi

Mizah nedir sorusunu sormaya sorumlu hisseden bir kaç kişi varsa farketmişlerdir ki bunun bir cevabı yok. Bazıları var, mizahın eleştiri için var olduğuna inanır bazıları da sadece gülmede olduğuna inanırlar. Benim ne düşündüğümü sorarsanız, (sorun) mizah salt gülmecedir benim için. Ancak zekice gülmecelerin olması mizahı güçlendirir. Bu tartışmayı yakın zamanda yayın hayatına başlayan Cici Dergisi içinde gördüm çünkü bu dergi şu sıralarda piyasada bulunan dergilerden farklı olarak Apolitik olma iddasında bulunuyordu. Apolitik olmaya çalışmak mı gerekiyor diye düşünmeden edemedim. Şöyle ki mizah başlangıçta politik miydi sorusu bunların temelinde yatıyordu sanırım. Mizahın anlamı sadece gülmeceyse eğer heralde ilk mizahçı arkadaşının ensesine şaplak atan mağara adamıydı. Öte yandan mizahın sadece gülmece olmadığını düşünenler mizahın aslında düşünmeyi kolaylaştırmaya ve anlamı sert olan düşüncelerin yumuşak sözlerle aktarılmasını sağlama olduğunu söylerler. Bence mizah bu yetilere sahiptir ama sadece bunlar değildir, yani salt komik olmak mizahın kendisi için yeterlidir ama mizah belkide doğası gereği sadece gülmece olmaktan daha büyük işlere de yarama potansiyeline sahiptir. Bu potansiyelin varlığı belkide mizahçıları muhalefet yapmaya mecbur hissettirmektedir. İşte bu yüzden mizah yapmakla uğraşan kişi aslında salt gülmece yapmayı arzuladığında elindeki büyük gücün potansiyelini kullanmamaktan kaynaklanan bir sıkıntı çekmektedir, bu yüzdendir ki Apolitik olmayı bir farklılık olarak görür mizahta. Evet, mizah apolitik olabilir. Bunun sebebini de aslında çok daha samimi bir dille açıklamıştır Cici Dergisinin editörleri. Bu derginin yazar ve çizerleri her ne kadar ülkenin gündemleri hakkında düşünceleri olsa da mizahlarını daha sade daha gülmece merkezli yapmak istemelerinden kaynaklanır herşey. Mizahın sadece gülmece olmasının yolu aslında daha sıcak bir ortamın tesisinin arzulanmasından geçer. İnsanlar küçük ve geçici kalabalıklarda toplumun genelini ilgilendiren sorunlardan konuşmaktansa daha bireysel konular bulurlar ve bu ortamda da her ortamda olduğu gibi bir miktar mizah var olabilir. Bu durumda Mizahın kendisi de ortamın bireyselliğine iner. O halde Mizah iki yönlü olarak incelenirse, Mizahçı aslında kendini yeterli gördüğü konular hakkında mizah yapmaktadır ve mizahı alan izleyici de kendini muktedir gördüğü konulardaki mizahtan haz almaktadır. Bu durumda Mizahın kendisi mizahçının verdiği midir yoksa izleyicinin aldığı mı? Çünkü bazı özel koşullarda, örneğin mizahçının toplum hakkında yetkin olduğu (örneğin bir zamanlar düşünce suçundan hapis yatmış bir yazar) ve izleyicinin ciddi konularda endişelenmesi gerekmeyen bir kalabalık olduğu (Örneğin orta okul öğrencileri) durumda olduğu gibi mizah alıcı ile verici arasında farklı tanımlanır. Bu durumda asıl mizah, vericinin kendinde gördüğü gibi olabildiğince yeterli ve memnuniyet oluşturacak yeterlilikte midir yoksa alıcının anlayışının ve ilgisinin dışında gördüğü için başarısız mıdır? İşte burada Mizah Değişkenliği Kuramı çözüm getirebilir. Mizah doğası gereği anlayıştan kaynaklanan bir değişkenlik içerir, insanın anlayışındaki farklılıklar mizahı var eder, geliştirir ve yok eder. Öte yandan bir gurup insan için yeterince komik, iğneleyici ve aykırılık içeren mizah, o guruptaki insanlarla hiç bir ortak yanı olmayan başka bir gurup insan için çok başarısız ya da vasat bir mizah olarak görülebilir. Kaba bir örnekle açıklamak gerekirse, insanların görünüşlerine ve diğer insanların gözündeki prestijlerine ortalamadan daha fazla değer verdikleri bir ortamda yellenmek ya da bu konuda bir espri yapmak çirkin bulunsa da insanların birbirlerinin görünüşlerine karşı hiç bir yükümlüklerinin olmadığı ya da ortalamadan daha fazla yakınlıkları bulunduğunda yellenmek ya da bu konuda bir espri yapmak yeterince komik bulunabilir. "Osuruğa gülenin osuruk kadar aklı yoktur" Sözü aslında Mizahın Değişkenliği teoremi için bir paradokstur çünkü hem yellenmenin kendisini kullanarak mizah üretmekte hem de bu eyleme karşı bir tepki içermektedir. Mizah değişkendir ve sadece insana verdiği zevk kadar değerlidir. Mİzahın Değişkenliği Teoremi der ki; gülüyosan gül, gülmüyorsan da gülene gülme.
‘’

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder