Yaz Okulu

 Yaz okuluna gitmek istemiyorum ben ya, yaz tatili zaten çoğunlukla ihtimallere dayanıyor benim için, şimdi o az ihtimal de yok oldu zira yaz okulu altı hafta sürüyor. Okulun bu zamandaki sıcak olmaktan mütevelli yalnız ve mahsun hali de çok canımı sıktı. Bina içinde gezerken insan ile karşılaşmak gayet yetiyor sevinmek için. Şimdi bu zaatte tüm derslerden sayutlanmışken yeniden sınavlara konsantre olmak da çok zor. Çünkü benim bir dersten geçmem için sınavlarına iki üç hafta önceden psikolojik hazırlık yapmam gerekiyor, ha bir de bir hafta önceden çalışmaya başlamam gerekiyor.... \!/


Şimdi ilk derste benim gibi yaz okulu için verdiği paralara (ikinci öğretim olmanın başka kıllı yönleri daha) içten içe üzülen tipler vardı. o sırada hocayı da gözlemleme fırsatı buldum. Bakın gözlem de yapıyorum gün içinde. Hemen tezimi sunuyorum, bir hoca düşünerek konuşuyorsa inandırıcılığı yüzde altmış iki oranında azalıyor. Tamam, sayısal istatistik uydurma ama şimdi bir ölçüm yapmaya da gücüm yok. Neticede konuşurken Hoca bir yandan da düşünüyorsa işi zor demektir. Bizimkisi düşünüyor, hem de kendi kendiyle konuşarak baya baya düşnüyor. Hal böyle oluna ulan adam daha kendinden emin değil nasıl ben bu zatı muhteremden ilim irfan öğreneceğim. Gel gelelim başka bir zamanda başka bir derste karşıma çıkan bir hoca geldi hatrıma şimdi, o kişi sürekli konşuyordu. Hem de hiç ara vermeden, sesini bir alçaltıp bir yükselterek. İşte onun derslerinidinliyordum. İster istemez dinliyordu insan ama sonra farkediyordum ki adamın söylediklerinin yüzde yetmiş ikisi gereksiz şeyler. Bu defa istatistik doğru, ölçtüm diyorum bak. Mezoreyle ölçtüm...
‘’

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder