Dişler


Üst dişlerim on üç tane,  alttakiler de on dört. Toplamda etti mi sana yirmi yedi, e nerede benim beş tane dişim. Belki de arka taraftaki dişlerimi yanlış saymışımdır, çünkü o dişler çok saçma, birbirlerinin içinde kaynamış gibiler ama eminim bazı dişlerim eksik. Çünkü çok çok yıllar evvel dişçiye gitmiştim ve adam o zamanlar şuncacık sabi halime bakmadan üstteki iki köpek dişimi de çekmişti, hem de sapasağlamlardı. Meğer arkalarından yeni dişler geliyormuş ama bu dişler kendiliğinden düşmemiş. E ben bir anda iki önemli dişten mahrum kalınca yaşı geçmiş köpekler gibi sert bir şeyler yiyememiştim uzun süre. Sonraları adamın nispeten haklı olduğunu gördüm zira dişlerimden biri zınk diye yerine geldi. Amma ve lakin diğerinde tık yok. Zamanla bu diş denen garip organ, cami kafasıyla safları sıklaştırmaya, boş yerleri doldurmaya başladı. E ne oldu, benim çekilen dişimin boş kalan yeri diğer dişlerce kapatıldı.
Şimdi geçenlerde fırsatım oldu da dişçiye gittim yine. Adama böyle böyle dedim. Belli olmuyor ama benim bir dişim eksik. Film falan çekildi. Cidden o boşluğa gelmesi gereken bir diş varmış hala, ama yol göstereni yok ki garibin, yönünü şaşırmış. Hem de ne şaşırmak, tutmuş diğer diş köklerinin arasında dolaşıyor. Diş cerrahı adam dedi boş ver, ne zararı var. Aslında hiçbir zararı yok. Bagajda duran yedek tekerlek gibi dişlerimin gerisinde bir yedek diş var o kadar. Ameliyatla almaya çalışsak dedi doktor, burnuna hatta gözüne bile zarar verebilir. E yok artık dedim, kalsın. Gerçi hala tırsıyorum. Şimdi bu gömülü diş bir anda gözünü karartıp yüzümün olmadık bir yerinden çıkarsa diye.
‘’

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder