Garip Garip Olaylar

Tüm Dünya neden komünist bir tek devletle yönetilmiyor biliyor musunuz? Küresel sermayeler, vahşi kapitalizm falan değil bunun sebebi. Dünya’yı harika ve muazzam bir adaletle yönetecek komünist devletin kurulmama sebebi bence devlet dairelerini dörtte iş bırakmaları. Tabi bu benim pek de kafa yormadan ortaya attığım bir fikir, aman doktora tezinizi falan bu fikir üzerine kurmayın. Sonra okulunuz benim gibi uzar gider. Bu düşünceye nereden kapıldığımı anlatayım hemen. Öğrenci seyahat kartımı ikinci defa kaybettiğim için bir süreliğine babamın pasosunu kullanıyordum ama bu paso denen meret kurabiye canavarının İsviçreli kuzeni para canavarı gibi yiyip bitiriyordu harçlıklarımı. Ben de aradan geçen üç haftada anca akıllanıp yeni bir kart çıkarmak için Topkapı’daki büroya gittim. Uzun zaman sonra bir devlet dairesine gitmenin garip duyguları içindeydim ama gittiğim saatte (3:55 suları) güvenlik görevlisinin şöyle bir ikazı ile karşılaştım.


Numara bitti” Bu biraz kafamı karıştırdı çünkü yıllar süren öğrenciliğimde reel sayılar kümesinin sonsuza gittiğini öğrenmiştim. Numaralar bitmiş olamazdı. Hâlbuki görevli işlem görmek için almamız gereken küçük kâğıdın üzerinde yazan numaradan bahsediyordu.

Zaten dört de bitecek mesai” demesin mi bir de o bıyıklı görevli. Bir mesai nasıl dört de bitebilir aklım almış değil. Hem de kapıda hala hizmet bekleyen insanlar varken. İşte o gün anladım komünizm ’in dünyaya neden hâkim olamadığını, ya da anlamadım ama eminim devletle ilgili bir şeyler vardır. O iş yerinde çalışan insanlar erkenden paydos edebildiği için ne kadar şanslı olduklarını söylenerek ve biraz da onlara kızarak döndüm evime.

Ertesi gün hiç yılmadan tekrar gittim devletin güzide dairesine. Her devlet dairesinde olduğu gibi iğrenç, basık bir oda, kirli camlar ve boyası dökülmüş duvarlar burada da vardı. Hâlbuki özel sektör böyle mi? Bankalar müşteri kapabilmek için neredeyse pisuarlarını bile altın kaplatacaklar. Heh işte buldum galiba komünizm ‘in bir gediğini. Aslında hükümetler bürokratik işlemler için ikişer daire kursa, her daire işlem yaptığı kadar maaş alabilse, bak o zaman halka hizmet için nasıl pervane olurlar. Oysa ben orada bir saat bekledikten sonra ancak işimi görebildim. Fakat veznedeki kadın o kadar tatlı bi’ şeydi ki, adeta dev bir kediydi. İnandıramadım ama kendisine bunu. Kartımı daha önce kaybettiğim için on lira ödemiştim (kartı almak için de on lira ödemiştim ve bu kart para ödemem için yapılmış, kısacası ben para ödeyen biriyim) fakat ikinci kayıp durumlarında yirmi lira ödeniyormuş.

Yakaladım seni ikinci defa kaybetmişsin sen” dedi vezneci neşeyle, ben de onayladım. “Al yenisini bir daha da gelme” dedi bir de gülerek. Beni düşünen bu hali hoşuma gitmişti. Farkında olmadan vergi veriyorum, o vergilerle toplu taşıma araçları alınıyor, çalıştırılıyor. Sonra o araçları kullanmak için tekrar para ödüyorum, hatta para ödeyebilmek için gereken edevat için bile para ödüyorum, diye düşündüm yolda. İşte Komünizm bu alanda diğerlerini rahat döver diye de düşündüm ama sesli düşünmedim çünkü istesem de istemesem de akbil dolum gişesine gelmiştim. On liralık doldurdum akbilimi. Gişedeki adam;

On bir liralık doldursaydın türksel’den iki yüz kontör kazanacaktın” dedi. Yok artık dedim.

Yemedin mi? Bana yaptılar bu şakayı yedim ben” dedi, gülüştük. Ne güzel insanlar var be dedim içimden.
‘’

2 yorum:

  1. Gökhan Çelikkaya25 Şubat 2011 01:43

    haha çözmüşsün olayı :D

    YanıtlaSil