Denizkızları

 Karayip Korsanları'nı izledikten sonra aklımda kalan tek şey deniz kızlarıydı. E aklımda kalan da kalemimden geçmezse olmaz. denizkızlarını çizdim ama çizdiğim her resim arkasında bir hikaye de taşımalı gibi bir his var içimde. bir şeyler karalamadan edemiyorum.



Cam gibi berrak ve durgun bir gölün kıyısında, gecenin en karanlık anında, yıldızların ve ayın dansını izleyen bir kız yosun kaplı kayaların üzerine sere serpe uzanmıştı...
 Gölün etrafını çevreleyen, tanrının sepetinden düşmüş dev kayalar ufka doğru yükselerek ovanın etrafını gardiyanlar gibi sarıyorlardı. Kız kayaların üzerinden akıp gelen ırmaklarda kıvrılan yıldız ışığı ile mest olmuştu, uykunun tatlı sözlerine kanmak üzereydi. Kristal tozları ile parlayan kirpiklerini titreterek rüyalara dalacaktı ki ovanın çok yukarılarından gelen sarı bir ışık fark etti. Lacivert gecenin üzerine düşen kayaların ardındaki bu ışık hızla güçlenirken önünde uzun boylu insan siluetleri belirdi.
 İşte geldik” dedi gür bir ses yukarılardan ve yankısı gölün üzerinden koşup karşı kıyıya kadar vardı.
 Kız bu sesi duyar duymaz ani bir sıçrayışla yerinden fırlayıp gölün berrak suyuna daldı çünkü o bir denizkızıydı, hem insanlar için fazlasıyla güzeldi hem de bacaklarının olması gereken yerde mücevherler gibi parlak pullarla kaplı bir balık kuyruğu vardı.
 İnsanlar kıyıya geldiler, hepsi demir zırhlar ve uzun kılıçlar kuşanmışlardı. Denizkızları korkak çocuklar gibi belirdiler gölün yüzünde. İnsanlar şaşkınlıkla aradılar kızların korkunç güzelliğini çünkü bu güzellik insanları deli edebilirdi ya da Dünya’ya küstürebilirdi.
 Gösterin kendinizi” dedi insanların efendisi. Gecenin karanlığında yalnızca gölün üzerinde oynayan dalgalar görüyorlardı. “Bunca yolu geldik sırf sizin yüzünüze bir nazar eylemek için
 Sadece insanların gelişini ilk defa fark eden denizkızı kıyıya yüzdü, yine de onu göremeyecekleri kadar uzakta durdu.
 Gidin buradan” dedi ki aslında sesi bile insanları mest etmek için yeterliydi. “Görmemelisiniz bizi, çünkü bu size yalnız zarar getirir. Kavuşamayacakların karşılaşmaması gerekir. Gidin buradan, boş yere aşk acısı çekmeyin. Tanışmayın ki kaybetmeyin
 İnsanlar çok uzun yoldan gelmişlerdi ve geri dönmeye gönülsüzlerdi, hem de insanlar henüz âşık olmamışken nasıl anlasınlardı aşk acısını ve âşık olsalardı da bu acı onlara tatlı gelmez miydi? Oradan dönüp gittiler mi yoksa denizkızlarının yüzünü görüp mecnuna mı döndüler kim bilir ama birileri bu kızları görmüş olacak ki aşk ve aşk acısı Dünya’yı dolaşıp duruyor hala.


‘’

2 yorum:

  1. Aşk öyle güzeldir ki acı çekeceğini bile bile takılırsın bazen bir denizkızına. Hoş bir yazı...

    YanıtlaSil