Eski Defterler


 Yedi sekiz yaşlarındayken en büyük eğlencem çizgi film seyretmek ve bu seyrettiklerimi her yere çizmekti. Tam bir pokemon hastasıydım ve hem kendim hem de sınıfın geri kalanı için envai çeşit pokemon çiziyordum her hangi boş deftere. Gemi öyle azıya almıştım ki çok geçmeden kendimi çizgi roman hazırlarken buldum. 
 Hiçbir hikâye gözetmeden, ne zaman aklıma eserse istediğim kadar çiziyordum özellikle bu iş için aldığım defterlere. Öyle ki pokemon’un öyküsünü çizmekle başlayan bu iş, ileride örümcek adama dönüşme yeteneği olan benim, canavarlar dünyasında geçen maceralarımı anlatan serilere dönüştü.
Sonra başka bir seride yine canavarlar dünyasında (hayal gücüm gayet de kıt olduğu için içinde canavarlar olan her dünyaya canavaralar dünyası demişim)  hayatta kalma mücadelem anlatılıyordu. 
Birisinde Power Ranger olmuşum kötülerle savaşıyorum bu el yapımı çizgi romanlarda, birisinde de mahalle arkadaşlarımla Matriks’e girmişiz. Harbi harbi kurşunlar havada uçuşuyor, ajanlar koşuşuyor hikâyemde ve karakterlerin adı Onur, Ahmet, Umutcan.

Bunları görünce anladım, aslında günlük tututuyormuşum ben. Zaten yaşanmış şeyleri tekrar kâğıda geçirmektense hiç olmamış şeyleri yaşamışım. Bir çeşit oyun gibi, hem oynamak için de pek fazla oyuncağa gerek yok. Pokemon mu istedim, çiz hemen istediğini; al sana pikaçu, al sana çarmendır. Diğer salak çocuklar varsın “Pika pika” diye ses çıkaran peluş oyuncaklar için harçlıklarını harcasınlar. Power Ranger mı istedim, oyuncağını bırak hemen bizzat oluyorum Power Ranger.


 Bir de hikayeler yazmaya çalışmışım ki evlere şenlik, çizmek işinden usandığım zamanlarda yazarak da bir şeyler yapmak istemişim herhalde ama henüz cümle kuramıyorum. Varsın olsun, ne güzel de oynamışım. Şimdi arada çıkartıp bakabildiğim anılar bırakmışım çocukluğumdan. Hatta bir tane hikâyeyi hemen paylaşayım burada.
Cümlelerin aşırı devrikliği, zaman kiplerinin olmadık yanlışlıkları ve imla hataları kısa süreli görme kaybına neden olabilir uyarmadı demeyin. İlk defa bir şeyler yazmaya çalışmamdan bahsediyoruz zira.


‘’

2 yorum:

  1. Yetenekli bir karikatüristin geçtiği aşamaları sunduğun için teşekkürler...
    Bunlar bile çok güzel :)
    Çok kısa bir sürede ünlü bir karikatürist olmazsan bu işte bir bit yeniği var demektir.
    Diğerlerinden fazlan var eksiğin yok.

    E,hep bakıp gidecek değiliz ya. İşte böyle toptan fikirlerimizi de yazarız :)))

    YanıtlaSil
  2. teşekkürler, bakıp gitmeyin, oturmaya da kalın :)

    YanıtlaSil