Hüzünlü Hikayeler

 

 Blogdergisi'nin yeni sayısı çıkmış, içinde bol renkli karikatürlerim, türlü türlü yazılarım var. Envai çeşit ciddiyetsizliği bünyesinde barındıran DÜZYAZI köşesi hala yerinde ki onun sayesinde kendimi köşe yazarı gibi hissediyorum. Bir de hikayeler yazmaya başladım dergiye ve bu sayıda da bir tane var. Hikaye yazmak işi eskiden beri uğraştığım çok tatlı bir meşgale. Hem de öyle umursamazca kendimden geçenleri yazıyorum ki günlük tutar gibi oluyor. Özellikle son zamanlarda etrafıma bakıyorum, hayatın bana söylediklerinden, gösterdiklerinden hikayeler çıkarmaya çalışıyorum. Şimdiden aklımda iki hikaye şekilleniyor; biri Bulgaristan'da başka bir adı olan bir kız ile ilgili ve biri de sarı çoraplı, kahverengi botlu, yeşil kabanlı, koca gözlü, püsküllü saçları olan bir kızla ilgili. Böyle anlatınca hikayelerim çoğunlukla kızlarla ilgiliymiş gibi oldu ama olsa da oldu olmasa da oldu. Sonuçta daha benim yaşım kaç? Bir de şu var ki ben hikayelerimi hüzünlü seviyorum, sonra daha da hüzünleniyorum, ne yapacağım bilmiyorum.

 BlogDergisinde benim yaptığım ne varsa okuyun ; Verus Amor, Düz Yazı, Karikatürler
‘’

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder