Sokak Müzisyeni

 Miniminnacık bir oyunu bir çırpıda oynayıp bitirdim. Oyunun adı Machinarium ve o kadar tatlı bir şey ki tarifi çok zor. Aksiyon dolu koca koca oyunların arasında gururla durur bu oyun benden söylemesi. Harika çizimleri var ve zeka oyunları ile insanı çıldırtıyor. 
Bu teneke robotun oyun gereği aşk hayatını düzene sokarken sokakta müzik yapan başka robotlarla da tanışma fırsatı buldum, çok memnun oldum.
İşte o robotlar içimdeki bazı arzuları iyice debreştirdiler. Uzun bir vakittir kendime uygun bir müzik aleti seçmeye çalışıyorum, amacım hayatta kalmaya yetecek kadar müzik yapabilmek sadece. Örgün Eğitim Sistemi üflemeli çalgılardan nefret etmemi sağladı ve ben de şansımı tellilerde denemek istedim fakat ben ıslah olmaz bir tembeldim ve hiçbir zaman gitar ya da saz çalmaya yetecek kadar ilgili olamayacaktım. Daha kolay bir telli bulduğumu sandım sonra; ismi Ukulele. Gitar gibi ama minyatür boyutlarda. Gidip en ucuz fiyatlısını satın aldım ama bir nota bile çıkaramadım ve geçen iki haftanın ardından ilgimi tamamen yitirdim. Şimdi sanırım sıra vurmalı bir çalgıda, muhtemelen Darbuka. Bunu çalabilmek istiyorum ve gitar çalan bir arkadaşımı da ve mızıka çaldığını söyleyen bir arkadaşımı da yanıma alıp sokaklarda müzik yapmak istiyorum sadece. Çok şey mi istiyorum sanki? İnsan güzel şeyler yapamayacak kadar mantıklı bir yaratık mı yoksa a yoldaş? Bir fikir daha geldi dünya'dan bana, o da şöyle; müzik aletlerini de elde yapmak. tenekeden davul yapmak gibi ele geçen her şeyden, kola kutusundan ya da tahta çubuklardan güzel ses çıkarabilecek bir şeyler yapmak ve bunlarla müzik yapabilmek. Şimdilik sanmam ki benden başka  kimse bunu yapmayı isteyecek kadar deli olsun, zaten öyle olsaydı Dünya daha güzel bir yer olurdu. I Love Huni.



 Bahsi geçen oyundaki müzisyenler soldaki arkadaşlar oluyor ve ne kadar da güzel oluyor. Şarkılarını da yüksek sesle YABADABADU derseniz dinleyebilirsiniz.
‘’

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder