Bloguma Bir Şeyler Yazmanın Zorlukları

 Çok zor efendim, çok zor. Blog gözümde büyür oldu resmen. aslında başımdan bir dolu olay geçti, bir dolu macera yaşadım ama yazamaz oldum bu bloga. Çünkü blog benim için öyle önemli oldu ki hiç bir yazının alelade olmasını istemedim. Bir kere komik bir şeyler olması gerek ve ne yazık ki yaşadığım her şey komik değil, ben çoğu ile dalga geçmeye çalışıyorum ama yine de her şeye de gülünmüyor. O zaman diyorum ne işi var bunun benim blogumda, orası komiklikilerinin yeri. Sonra komik bir şeyler olsa, bu sefer de yazıya görsel lazım, sonuçta çizgili bir blog bu. Öyle alelade yazılarla geçiştirmek istemiyorum. Görsel de çizmek demek, taramak demek, boyamak demek. Başkalarını kıskanır oldum resmen, amca oğlunun tambılır'ı var. istediği zaman istediği şeyi yazıyor, istediği resmi paylaşıyor; konsepti yok ne de olsa. Ben de şimdi derdimi buralara mı anlatayım, dağlara mı haykırayım bilemiyorum.
 Hızlı bir özet mi geçsem acaba?
Dün Penguen'deydim, Met-Üst ile işlerime baktık, çizgimi övdü ama esprileri beğenmedi. Bir yandan da, sen artık yeni klasörcü oldun, yumurtalar için iş yapman olmaz. Üst sınıfa geçtin artık daha iyi işler yapman gerek falan dedi, mest etti beni.
 Öncesinde uzaydan gelen bir radyoaktif madde yüzünden mutasyona uğradım sanırım, yok aslında yirmilik dişim çıktığı için apse yapmış; suratımın yarısı şişti. Doktora gittim biraz geç olsa da ve ne oldu, iğne yazdı. Hiç totomdan iğne vurdurmamıştım, bu saçmalığı da yaşadığım iyi oldu.
 Öncesinde ve sınav haftasının ortasında pek sevgili dostlarımın çağrısı üzerine Doğuş Üniversitesi'ndeki eğlenme şeysine gittim. Şans bu ya, tam da evimden sekiz saat uzaklıktaki bu okulun hemen yanı başında kuzenleri ile birlikte yaşayan başka bir arkadaşım varmış, gerçek bir arkadaşmış ki gel dedi bende kal dedi. Doğuş'ta disko müziği ile dans etmeye çalıştım tanımadığım insanlarla birlikte. Hadi ben onları tanımıyorum da onlar beni tanıyor mu? Biri de çıkıp kimsin sen, neden bizimle kıvırıyorsun demedi.
 Öncesinde sınavlara çalışmak vardı, çalışmaya çalışmak vardı. Komik komik arkadaşlar vardı. İnsanların birbirleri için söylediği şeyleri dinledim bir zaman, küsmelerini ve barışmalarını gördüm. Garip geldi, fakat işin aslı o sanırım. Arkadaşlarım dediğiniz kişilere arada sırada küsmek, trip atmak gerekiyor ki orada olduğunuzu fark etsinler, geri arasınlar. Yoksa sen arkadaşım dersin, o tanımıyorum der.
‘’

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder